Allah'tan gelen nimetlerin kesilmemesinin yegane vesilesi,
her zaman onları Gerçek Sahibi'ne verip, nefsimiz başta başkalarına izafe
etmekten sakınmaktır.
Amerikan Bilim
Adamından Gülen'e Övgüler
Kuzey İrlanda'nın Belfast şehrinde düzenlenen "Medeniyetler
Çatışmasına Alternatif Oluşturmak" adlı panelde konuşan Amerikan Rice
Üniversitesi Öğretim Üyesi Jill Carroll, Fethullah Gülen gibi alimlerin
dünyada medeniyetler çalışması konusunda karamsar
Bir Söz: Allah (celle celâlühû) iddiayı hiç sevmez. Onun
için konuştuklarını iddialı sözlerle te'yîd etmeye çalışanlar, Allah
nezdinde hiç de hoş olmayan bir davranış içinde olduklarını iyi hesap
etmelidirler.
Menüler şuan kullanım dışıdır..
21.04.2008 Tarihli Bamteli
Sohbeti
Her Zaman Temkin
Fethullah Gülen
21.04.2008
Yağmur duasına çıkılırken, elbiseleri ters çevirme, çocukları ve
hayvanları da beraberinde götürme gibi rahmet-i ilahiyeyi celbe vesile olacak
argümanlar kullanılıyor. Ülkemizin başındaki belaların savılması için dua
edeceğimizde de rahmet-i ilahiyeyi coşturacak vesileler söz konusu mudur? Duada
ve ubûdiyette temkinin yeri nedir?
İnsan, her ne vesile ile olursa olsun, Cenâb-ı Hakk'ın dergahına el açarken
hep şu dörtlükte ifade edilen hissiyatı yakalamaya çalışmalıdır: (00.42)
"Eli boş varılmaz varılan yere, Boş gelmedim yâ Râb, ben suç getirdim!
Dağlar çekemezken o ağır yükü, İki kat sırtımda, pek güç getirdim..."
Duada ellerin ters çevrilmesi doğru mudur? Elleri aşağıya çevirerek dua
etmenin manası nedir? (01.42)
Yağmur duasında elbiselerin tersine çevrilmesi, her şeyin alt üst olduğunu
ve duaya duranların perişaniyetini ifade etmektedir; ortaya konan acıklı hal
ilahî merhamete bir davetiyedir. (03.10)
Hususiyle toplu dualarda insanların heyecanlarını tetiklemek lazımdır; fakat
bu, klişe sözlerle değil, irticalinin samimiyeti içinde ve gönlün dilini
kullanıp o güne kadarki ezberleri bozmak suretiyle yapılmalıdır. (03.54)
Duada önemli olan saf, temiz, duru ve heyecan dolu bir kalble Cenâb-ı Hakk'a
arz-ı halde bulunmaktır. (06.06)
Bazı noktaları tutmuş ve toplum adına ümit âbidesi olmuş insanlardaki bir
sarsıntı topyekün merhamet-i ilahiyenin kesilmesine sebebiyet verir. (07.36)
"Hasenâtü'l-ebrâr seyyiâtü'l-mukarrebîn - Ebrârın öyle iyilikleri vardır ki,
onlar mukarrebîn için günah sayılır." denilmiştir. Bu söz, -füruat açısından-
şer'î kıstasların bazı insanlara göre değişiklik gösterebileceğini ifade
etmektedir. Evet, bazı kimseler vardır ki, onlar konumları itibarıyla, hususi
lütuflara mazhardırlar, daima hıfz u inayet altındadırlar ve onların da bu
himayeye karşı vefalı davranmaları beklenir. (10.35)
İnsanın kurbiyeti arttıkça ve seviyesi yükseldikçe onda temkin duygusu da
aynı nispette derinleşmelidir. (12.30)
Hazreti Musa'nın "Şimdi bizi aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı
helâk mi edeceksin Allahım?" (A'raf, 7/155) deyişi ve "Bir de öyle bir fitneden
sakının ki o içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şamil
olur. Biliniz ki Allah'ın cezalandırması şiddetlidir." (Enfâl, 8/25) ayetinin
ifade ettiği hakikatler… (13.00)
Mü'minlerin annesi Hazreti Âişe (radıyallahu anhâ)'dan rivayet edildiğine
göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurdu: "Bir ordu
Kâbe'ye saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün
ordu yere batacaktır." Hazreti Âişe der ki, "Bunun üzerine ben, yâ Rasûlallah,
onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken
niçin hepsi birden yere batacaktır?" diye sordum. Rasûlullah (sallallahu aleyhi
ve sellem), "Hepsi birden yere batacak ama âhirette yeniden diriltilip
niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir." buyurdu. (15.50)
Hazreti Sâdık u Masdûk (aleyhi ekmelüttehâyâ) buyurdu ki: "Allah zalime
mehil üstüne mehil verir; fakat, bir kere de onu derdest etti mi, artık iflah
etmez." (20.24)
Çeşit çeşit şirkler vardır ve hiçkimse akıbeti hususunda güvende değildir;
emniyet küfürdür. Şu kadar var ki, hep temkin içinde ve rıza-yı ilahî peşinde
olma ebedî saadete ulaşma yolunda en büyük vesiledir. (22.24)
Kendisini ve yolunu bulmuş insanlar için en önemli iki esas: Mevcudu bağlama
ve mefkudu avlama... (28.16)